Öğrenci yanıt sistemleri · Sınıf teknolojileri

Neden Öğrenci Yanıt Sistemi Kullanmalı? Faydaları, Kanıtlar ve Nasıl Başlanır

Öğrenci yanıt sistemi nedir, araştırmalar ne diyor, kartlar, cihazlar ve parmak kaldırmayla nasıl karşılaştırılır? İlk dersiniz için 5 adımlık plan.

Yazar: , Öğretmen

· 7 dk okuma

Öğrencilerin cevap kartlarını gösterdiği ve öğretmenin bunları telefonla taradığı minyatür bir sınıfı, üstünde sonuçların sütun grafiğiyle gösteren kil tarzı illüstrasyon

Çoğu sınıfta bir soru sorduğunuzda hep aynı birkaç el kalkar. Üç cevap duyarsınız, ders devam eder ve diğer yirmi çocuğun ne düşündüğü hakkında hiçbir fikriniz olmaz. Bazıları cevabı biliyordu ama söylemek istemedi. Bazılarında ise ancak bir sonraki sınavda fark edeceğiniz bir kavram yanılgısı vardı.

Öğrenci yanıt sistemi, her öğrencinin her soruya aynı anda cevap vermesini sağlayarak bunu değiştirir. Bu yazıda bu sistemlerin ne olduğunu, araştırmaların ne işe yaradıkları (ve neye yaramadıkları) hakkında ne söylediğini, başlıca seçeneklerin birbirine göre nasıl olduğunu ve ilk dersinizi bir yanıt sistemiyle nasıl yapacağınızı bulacaksınız.

Öğrenci yanıt sistemi nedir?

Sınıf yanıt sistemi ya da izleyici yanıt sistemi olarak da bilinen öğrenci yanıt sistemi, her öğrenciden aynı anda cevap toplayan ve sonuçları öğretmene anında gösteren her türlü araçtır. Dört temel türü vardır:

  • Düşük teknolojili araçlar: mini yazı tahtaları, cevap kartları ya da parmaklar. Hızlı ve ücretsizdir ama hiçbir şey kaydedilmez.
  • Elde tutulan "clicker"lar: düğmeli küçük uzaktan kumandalar. İlk sınıf yanıt sistemleri bunlardır ve uzun süredir üniversite amfilerinde yaygın olarak kullanılır.
  • Öğrenci cihazlarındaki uygulamalar: öğrenciler telefon, tablet ya da dizüstü bilgisayarda cevap verir.
  • Kamerayla taranan kartlar: her öğrenci basılı bir kartı havaya kaldırır, öğretmen sınıfı telefon ya da tabletle tarar ve cevaplar otomatik olarak kaydedilir. Öğrencilerin cihaza ihtiyacı yoktur.

Dördünün de temel fikri aynıdır: herkes cevap verir, öğretmen resmin tamamını görür ve dersin bundan sonra nasıl ilerleyeceği cevaplara bağlıdır.

Araştırmalar ne diyor?

En iyi genel bakışı Nathaniel Hunsu, Olusola Adesope ve Dan Bayly'nin Computers & Education dergisinde yayımlanan 2016 tarihli meta-analizi sunar. Bu çalışma, yanıt sistemi kullanan sınıfları kullanmayan sınıflarla karşılaştıran ve toplam 26.000'den fazla öğrenciyi kapsayan 53 deneysel ve yarı deneysel araştırmayı bir araya getirdi. Bulgular şöyle:

  • Öğrenme çıktıları üzerinde küçük ama anlamlı bir olumlu etki. Kazanımlar en çok bilgiyi uygulama ve eleştirel düşünme gibi üst düzey çıktılarda, en az ise bilgilerin basitçe hatırlanmasında görüldü.
  • Bilişsel olmayan çıktılar üzerinde orta düzeye yakın bir olumlu etki: derse bağlılık, katılım, öz yeterlik, devam durumu ve derse duyulan ilgi.
  • Soruların nasıl kullanıldığı önemli. Etki; ders alanı, sınıf mevcudu ve soruların öğretimde kullanılma biçimi gibi etkenlere bağlıydı.

Dürüst sonuç şu: yanıt sistemi sihirli bir değnek değildir. Teknoloji tek başına pek bir şey katmaz. Öğrenmeyi geliştiren, teknolojinin mümkün kıldığı öğretimdir: sık sık iyi sorular sormak, öğrencilerin bu soruları tartışmasına fırsat vermek ve hemen geri bildirim vermek. Yanıt sistemi bunu tüm sınıfla uygulanabilir hâle getirir, o kadar.

Bu tür öğretimi iki kanıt alanı daha destekler:

  • Geri getirme çalışması. Bilgiyi hatırlamaya çalışmak, belleği onu yeniden okumaktan daha çok güçlendirir. Test etkisi olarak bilinen bu etki, Roediger ve Karpicke (2006) gibi araştırmalarda gösterilmiştir. Sık sorulan, baskı yaratmayan sorular birer geri getirme çalışmasıdır.
  • Geri bildirim. Education Endowment Foundation, geri bildirimi okulların kullanabileceği en uygun maliyetli yaklaşımlardan biri olarak değerlendirir: ortalama yaklaşık altı aylık ek ilerleme. Yararlı geri bildirimi ancak her öğrencinin neyi anladığını bildiğinizde verebilirsiniz.

Sınıfınız için beş fayda

Yalnızca gönüllüler değil, her öğrenci cevap verir

Herkes cevap vermek zorunda olduğunda kimse dersten kopamaz; kendinden emin çocukların yanı sıra sessiz çocukları da duyarsınız. Katılım, araştırmaların en tutarlı biçimde ortaya koyduğu etkidir.

Kavram yanılgılarını hemen görürsünüz

Sekiz öğrenci aynı yanlış cevabı seçiyorsa neyi ele almanız gerektiğini tam olarak bilirsiniz; üstelik bunu gelecek hafta sınav kâğıtlarını okuduktan sonra değil, hemen şimdi bilirsiniz. Yaygın hataları yansıtan yanlış seçenekler yazmak her soruyu bir tanılama aracına dönüştürür.

Geri getirme çalışması rutin hâline gelir

Ders başında geçen haftanın konusuna dair üç dört soru beş dakika sürer ve uzun süreli belleği güçlendirir. Bir yanıt sistemiyle hangi konuların unutulmaya yüz tuttuğunu ve yeniden ele alınması gerektiğini de görürsünüz.

Utangaç çocuklar üzerinde daha az baskı

Kartla ya da düğmeyle cevap vermek, sınıfın önünde yüksek sesle cevap vermek kadar çocuğu açıkta bırakmaz. Asla parmak kaldırmayacak çocuklar bile ne düşündüklerini size gösterir; yanlış bir cevap da herkesin önünde yaşanan bir an değil, öğretmene giden özel bir işaret olur.

Gelişim kayıtları kendiliğinden oluşur

Cevapları her öğrencinin adıyla kaydeden sistemler, günlük soruları fazladan kâğıt okumaya gerek kalmadan bir gelişim kaydına dönüştürür. Bir dönem boyunca kimin ilerlediğini, kimin yerinde saydığını ve sınıfın hangi konularda en çok zorlandığını görebilirsiniz. Çocukların öğrenme sürecini ve gelişimini takip etme rehberimiz bu tür bir kaydı nasıl kullanacağınızı anlatıyor.

Parmak kaldırma, cihazlar ya da kartlar: seçenekler nasıl karşılaştırılır?

Üç minyatür sınıfı gösteren kil tarzı illüstrasyon: parmak kaldıran öğrenciler, tabletlerde cevap veren öğrenciler ve basılı cevap kartlarını havaya kaldıran öğrenciler
Bir sınıfın cevap vermesinin üç yolu: parmak kaldırma, öğrenci cihazları ya da basılı cevap kartları.

Her yaklaşımın kendine göre bir yeri var. Bu karşılaştırma herhangi bir seçeneği dışlamak için değil, kendi sınıfınız için seçim yapmanıza yardımcı olmak için hazırlandı.

Parmak kaldırmaÖğrenci cihazlarındaki uygulamalarKamerayla taranan kartlar
Kim cevap verirBirkaç gönüllüHerkesHerkes
Öğrencinin ihtiyacıHiçbir şeyHer birine bir telefon, tablet ya da dizüstü bilgisayarBasılı bir kart
Öğrencinin ekran süresiYokVarYok
Sınıfta hazırlıkYokCihazların şarjlı, oturumların açık ve internete bağlı olmasıKartları dağıtmak
Cevaplar kaydedilir miHayırEvetEvet
Açık uçlu yazılı cevaplarYalnızca sözlüEvetHayır (çoktan seçmeli)
En uygun olduğu durumHızlı tartışmaHerkesin kendi cihazı olan büyük öğrencilerAnaokulundan ortaöğretime, ortak cihazlı ya da cihazsız sınıflar
Başlıca riskYalnızca kendinden emin olanları duymakDikkat dağınıklığı, bağlantı sorunlarıKaybolan ya da hasar gören kartlar

Kısacası: öğrencilerin zaten kendi cihazları varsa ve açık uçlu cevaplar ya da her öğrencinin kendi hızında ilerlediği testler istiyorsanız cihaz tabanlı uygulamalar iyi bir seçimdir. Kart tabanlı sistemler küçük çocuklara, her öğrenciye bir cihaz düşmeyen okullara ve ekranları öğrencilerin elinden uzak tutmak isteyen öğretmenlere uygundur. Parmak kaldırmanın tartışmada hâlâ bir yeri var, ama anlamayı kontrol etmenin ana yolu olarak değil.

Küçük çocuklar, gizlilik ve ekran süresi

Teknoloji küçük çocuklarla kullanıldığında her seferinde iki soru gündeme gelir.

Ekran süresi. Dünya Sağlık Örgütü, 3 ve 4 yaşındaki çocuklar için günde en fazla bir saat hareketsiz ekran süresi önerir ve daha azı daha iyidir. Birçok aile ve okul, ilkokulun üst sınıflarındaki öğrenciler için de ekranı sınırlamak ister. Kart tabanlı sistemlerde tek ekran öğretmenin telefonu ve isterseniz sınıftaki büyük ekrandır. Öğrenciler ekran sürelerini artırmadan bir yanıt sisteminin faydalarından yararlanır.

Gizlilik. Çocukların verileri ekstra özen gerektirir. Herhangi bir aracı seçmeden önce şunları kontrol edin: öğrencilerin kendi hesaplarına ya da e-posta adreslerine ihtiyaç duymaması, verilerin güvenli biçimde ve KVKK ve GDPR gibi veri koruma mevzuatına uygun olarak saklanması, bireysel sonuçları yalnızca öğretmenin ve yetkili meslektaşların görebilmesi ve verilerin talep üzerine silinebilmesi. SmartEduTrack'in öğrenci verilerini nasıl işlediğini gizlilik politikamızda okuyabilirsiniz.

İlk dersinizi 5 adımda nasıl yaparsınız?

En büyük kesrin hangisi olduğunu soran, doğru cevabın vurgulandığı ve 24 öğrenciden 18'inin yanıt verdiği SmartEduTrack canlı sınıf sınavı
SmartEduTrack'te canlı bir etkinlik: 24 öğrenciden 18'i cevap verdi; sonuçlar kartlar tarandığı anda görünüyor.
  1. Bir ders ve üç ila beş soru seçin. Konuya devam edip etmeyeceğinize karar vereceğiniz noktaya, yanlış seçenekleri gerçek kavram yanılgılarına dayanan en az bir dönüm noktası sorusu koyun.
  2. Sınıfınızı ve sorularınızı hazırlayın. SmartEduTrack'te bir sınıf oluşturur, öğrencilerinizi ekler ve bir soru seti hazırlar ya da herkese açık Pazar Yeri'nden bir seti kopyalarsınız. Her öğrenci için bir cevap kartı yazdırın.
  3. Önce rutini çalışın. "En sevdiğin mevsim hangisi?" gibi eğlenceli bir ısınma sorusuyla başlayın; böylece öğrenciler cevaplar önem kazanmadan önce kartlarını nasıl tutacaklarını öğrenir.
  4. Sorun, tarayın ve tartışın. Soruyu sınıftaki ekranda gösterin (SmartEduTrack'in Şimdi Oynatılıyor modu, ekranı telefonunuzdan kontrol etmenizi sağlar), cevapları tarayın ve doğru cevabı açıklamadan önce sonuçlara bakın. Sınıf ikiye bölünmüşse öğrencilerden yanındaki arkadaşını ikna etmeye çalışmasını isteyin, sonra aynı soruyu yeniden sorun. Cevaplardaki değişim çoğu zaman dersin en değerli anıdır.
  5. Harekete geçin, sonra gözden geçirin. Devam etmeye, yeniden açıklamaya ya da konuyu yeniden öğretmeye o anda karar verin. Dersten sonra hangi öğrencilerle ayrıca ilgilenmeniz gerektiğini görmek için raporları açın.

İşe yarayan sorular yazmak

Araştırmalar farkı yaratanın soruların kalitesi olduğunu açıkça gösteriyor. Birkaç pratik kural:

  • Yalnızca bilgiyi değil, anlamayı sorun. "Bu kesirlerden hangisi en büyüktür?" sorusu, "Pay nedir?" sorusundan daha çok şey öğretir.
  • Her yanlış cevabı akla yatkın hâle getirin. Her seçenek gerçek bir öğrencinin verebileceği, tercihen belirli bir hataya bağlı bir cevap olmalıdır.
  • Her soruda tek bir fikir. Bir öğrenci yanlış cevap verdiğinde nedenini bilebilmelisiniz.
  • Bazı öğrencilerin yanlış cevaplayacağı sorular hedefleyin. Herkes her zaman doğru cevaplıyorsa soru size hiçbir şey söylemez.
  • Küçük çocuklar için resim ve renk kullanın; böylece soru okuma becerisine bağlı kalmaz.

Teknolojiyle ya da teknoloji olmadan işe yarayan daha fazla teknik için anlamayı kontrol etmenin 12 hızlı yolu yazımıza göz atın.

Sıkça sorulan sorular

Öğrencilerin telefona ya da tablete ihtiyacı var mı?

Kart tabanlı bir sistemde yok. Her öğrenci basılı bir kartı havaya kaldırır ve öğretmen sınıfı tek bir telefon ya da tabletle tarar. Cihaz tabanlı uygulamalar ise her öğrenci için bir cihaz gerektirir.

Öğrenci yanıt sistemi anaokulu için uygun mu?

Evet, sorularda yazı yerine resim ya da renk kullanılıyorsa ve cevap verme yöntemi basitse. Kart kaldırmak ya da parmaklarla bir sayı göstermek yaklaşık 4 yaşından itibaren iyi sonuç verir.

Ne sıklıkla kullanmalıyım?

Kısa ve sık kullanım, uzun ve seyrek kullanımdan daha iyi sonuç verir. Çoğu derste başta, dönüm noktasında ve sonda olmak üzere üç ila beş soru iyi bir ritimdir.

Kaynaklar

Yazan

Ivailo Ivanov, Öğretmen

Ivailo Ivanov; sınıf içi uygulamalar, biçimlendirici değerlendirme ve çocukların öğrenme gelişimini takip etme üzerine yazan bir öğretmendir.